Reklamı Geç
Advert
Advert

Advert
Advert

Advert

izmir escort samsun oto kiralama denizli escort izmir escort baklan escort bekilli escort bozkurt escort buldan escort denizli escort honaz escort kale escort merkezefendi escort pamukkale escort serinhisar escort tavas escort denizli escort bayan ordu oto kiralama ordu araç kiralama

Romanya Ekonomisi 2018-2019

Garanti Bank Romanya CEO'su Ufuk Tandoğan'ın kaleminden

Romanya Ekonomisi 2018-2019
Romanya Ekonomisi 2018-2019 Admin
Bu içerik 1013 kez okundu.

Hatırlayacağınız üzere, 2 Ekim 2017 tarihli Hayat Gazetesi'nde 2017 yılının ilk yarısı itibariyle Romanya ekonomisinin geldiği son durum ve önümüzdeki dönemle ilgili beklentilerimi ifade ettiğim bir yazı kaleme almıştım. İlgili yazıda, ekonominin büyüdüğünü ancak geleceğe yonelik birtakım erken uyarı sinyalleri olduğunun altını çizmiitik. Ekonomik büyümeyi yalnızca mali politikalarla sürdürmenin kalıcı olmadığını, aksi takdirde ilerleyen yıllarda önemli risklerin ortaya çıkmasının kaçınılmaz olduğuna değinmiştik. Yatırımları durdurarak bütçe denkliğini sağlamanın kalıcı olmadığını, bunun yerine harcamaları kontrol altına alıp, gelir artışı sağlamanın, bunun için de vergi tahsilatını iyileştirmenin öneminden bahsetmiştik. Maalesef gerekli önlemler alınmadı ve bugün itibariyle bütçe açığı Romanya ekonomisinin problemlerinden biri haline geldi. 

   Aynı şekilde ilgili yazıda cari açığın halen yönetilebilir seviyede olmasına karşın 2.3%'ten 3%'lere çıktığını ancak bu oranın ileriki dönemde daha da artmasının muhtemel olduğunu ve bunun da kurdaki istikrarın bozulmasına neden olabileceğine değinmiştik. Bugün baktığımızda cari açık 4.6% seviyesine gelmiş durumda ve bunun sonucunda kurda özellikle son birkaç ayda normalin oldukça üzerinde dalgalanmalar yaşadık. Son beş yılda 4.40 – 4.60 arasında gidip gelen Euro/RON kuru, bu yıl ilk kez 4.75'in üzerine geldi. Bunun dışında ücret artışlarının özel tüketimi arttırarak ekonomiyi canlandırdığını ancak bunun kalıcı olmadığını ve aynı zamanda beraberinde enflasyonu ve faiz artışlarını getireceğini söylemiştik. Nitekim enflasyon 2.5%'lardan 2018 yılı içerisinde 5% seviyelerini gördü, neyse ki Merkez Bankası'nın aldığı önlemler sayesinde seneyi 3.3% seviyesinde tamamladı. 3 aylık ROBOR indeksi faizi ise 2017 yılında 1%'ler civarındayken bugün 3.5% seviyesine yaklaştı.

   Bu yazımızda ise Romanya ekonomisinin 2018 yılı performansını ve 2019 yılı ile ilgili beklentileri değerlendireceğim.

   Bildiğiniz üzere, Romanya ekonomisi 2017 yılında yaklaşık 7% büyüme oranıyla, Avrupa Birligi'ndeki en yüksek büyümeyi gerçekleştirmişti. 2018 yılında ise ekonomide önceki yıla oranla yavaşlama olsa da ülkenin ekonomik potansiyeline uygun olduğunu söyleyebileceğimiz 4.1%'lik bir büyümeyle seneyi tamamladı. Bu büyüme oranı bile, AB ülkelerinin büyüme ortalamasının yaklaşık iki katı civarında.

   Büyüme haricindeki göstergelere bakacak olursak, 2018 yılında, gayri safi yurtiçi hasılaya göre kamu borcu yaklaşık 35%, bütçe açığı 3%'ün biraz altında, cari açık 4.6% seviyesinde gerçekleşti. Enflasyon 3.3% oranında, işsizlik ise 4% seviyesinde seneyi tamamladı.

   2018 yılındaki büyümenin detaylarına bakacak olursak, birçok sektörün ekonomik büyümeye pozitif katkıda bulunduğunu görüyoruz. “Endüstri” ve “Hizmetler” sektörlerinin ilk iki sırayı paylaştığını ve büyümenin yaklaşık yarısının bu kalemlerden geldiğini biliyoruz. Yalnız altını çizmek gerekir ki, “Endüstri” kategorisinde izlenen sektörler bir önceki seneki büyüme hızlarının ancak yarısını gerçeklestirebildi. Özellikle ihracat odaklı ürünler olan otomotiv, otomotiv yedek parca, makine ve ekipman gibi sanayi kalemlerindeki yavaşlama endüstriyel üretimin ancak 4.1% seviyesinde (önceki yıl 8.3%) büyümesine neden oldu.

   İkinci olarak, “Hizmetler” kategorisinin de 2018 yılında 4.5%'lik bir büyümeyle bir önceki yıla göre (6.3%) yavaşladığını gördük. Buradaki büyüme ise her ne kadar geçen seneye göre yavaşlamış olsa da, IT sektöründe, özellikle yazılım alanındaki üretim artışı ve profesyonel hizmetler dediğimiz, avukatlık, mimarlık, muhasebe, reklam gibi alanlardaki artıştan kaynaklanıyor. 

   Önceki yıl artan tüketim nedeniyle ekonomik büyümede başı çeken kalemlerden olan “Ticaret” sektörünün de 2018 yılında hızını yarı yarıya düşürdüğünü görüyoruz. Ticaret, ulaştırma ve turizm sektörlerinin toplamda ekonomik büyümeye 0.7%'lik katkısı oldu. 2018 yılında net ücretlerde reel anlamda önceki yıl kadar olmasa da 8%'lik bir artış gerçekleşti. Ücretlerdeki artış hızının yavaşlaması doğal olarak Ticaret kaleminin ana sektorlerinden olan perakende sektörünü etkiledi. 

   Bunların dışında Tarım sektörü ülke ekonomisindeki büyümeye 0.4%'lük bir katkı sağladı. 2018 yılında bir önceki sene kadar olmasa da Romanya tarımı yine verimli bir yıl geçirdi. Özellikle ayçiçeği ve mısır gibi gıda ürünlerindeki mahsuller Avrupa genelinde ilk sıraya yerleşti.

   Genel olarak sektörler arasında yalnızca inşaat sektöründe bir gerileme olduğu görmekteyiz ki bu düşüş 2016'dan beri devam etmekte, ancak burada hükümetin bütçe denkliğini sağlamak için kamu altyapı yatırımlarını kısmasının önemli bir rolü bulunuyor. Özel sektörde ise durum böyle değil, örneğin konut sektörü her ne kadar 2018'de bir miktar yavaşlamış olsa da son birkaç yıldır genelde sektörün gelişme trendinde olduğunu söyleyebiliriz.

   Büyümenin talep tarafına bakacak olursak, büyümenin motoru, önceki birkaç yılda olduğu gibi özel tüketim harcamaları olarak karşımıza çıkmakta. Romanya'da yaşayan insanların geliri artıyor, bu artış da doğal olarak harcamaları arttırıyor. 4.1% seviyesindeki büyümenin 3.3%'lük kısmı özel tüketim harcamalarından geliyor. Yapılan ücret artışları doğrudan iç tüketime, doğal olarak da en çok, özel tüketimin 30%'luk hacmini oluşturan yiyecek ve içecek harcamalarına yansıdı.

   İhracat-ithalat kalemi harcamalara nette yaklaşık 2%'lik bir negatif etkide, yatırımlardaki azalma ise 0.7%'lik bir negatif etkide bulundu. Nominal anlamda halen hükümet harcamaları görece düşük bir kalem olsa da bir önceki yıla göre bir miktar arttı, ve toplam büyümeye 0.5%'lik pozitif bir etkide bulundu.

   Romanya ile ilgili olarak, biraz da bu yılın beklentilerinden bahsedecek olursak, ekonomik büyümenin geçen seneden biraz daha düşük, yaklaşık 3% seviyesinde olacağını öngörebiliriz. 

   2019 yılındaki hükümet bütçesine baktığımızda, reel ücretlerin önceki yıllara kıyasla daha düşük bir artış kaydedeceğini söyleyebiliriz. Bu da doğal olarak perakende sektörü başta olmak üzere “Ticaret” kaleminde 2017 ve 2018'den daha düşük bir artış olacağı ve talep tarafında ise “Tüketim” kaleminin daha yavaş artacağı anlamına geliyor.

   2019 yılının ilk iki ayındaki rakamlara baktığımızda ilk çeyrek büyümesinin 3.7% ila 4% arasında yani 2018'in son çeyreği seviyesinde gerçekleşeceği gürülüyor. İlk iki ay özellikle “Endüstri” kaleminde otomobil ve yedek parça üretiminin yavaşlaması sonucu, artış hızının 2018'in son çeyreğine göre sert bir düşüş yaşadığını (1.7%'den 0.7%'ye) görüyoruz. Endüstrideki yavaşlamanın diğer bir kaynağı ise giyim, deri üretimi, mobilya gibi düşük katma değerli ve üretimin kolayca başka yerlere taşınabileceği sektörlerin artan asgari ücretlerden olumsuz etkilenmesi. Artan asgari ücretler bu gibi sektörlerde Romanya'nın diğer ülkelere kıyasla rekabet avantajını önemli ölçüde azaltmakta.

   Büyüme haricindeki diğer ekonomik göstergelere gelecek olursak, Romanya hükümetinin 2018 yılında bütçe açığını 3% seviyesindeki AB kriterinin biraz altında 2.9%'da tutmayı başardığını görüyoruz. 2019 yılı için ise hedef 2.8% olarak belirlendi. Hükümet artan harcamaları dengelemek için birtakım alternatif kaynak arayışlarına şimdiden başlamış durumda. Kamu çalışanları için önümüzdeki yıl yeni alımların dondurulacağı ve hatta azaltıma gidilebileceği belirtildi. 

   Enerji, telekomunikasyon gibi sektörlerde ciro üzerinden vergi alınması, bankacılıkta toplam varlıklar üzerinden vergi alınması gibi birtakım aksiyonlar kanun hükmünde kararname aracılığıyla 2019 yılı için yürürlüğe girmiş bulunuyor. Her ne kadar yasanın ilk ilan edildiği 2018 sonundaki vergi oranlarına ve vergi bazına kıyasla, Mart ayında çıkan yasanın son haline göre önemli bir indirim yapılmış olsa da Romanya ekonomisini ve özellikle ekonominin can damarı olan bu temel sektörleri 2019 yılında önceki yıla göre zorlu bir yıl bekliyor olacak. 

   Son bir kaç yıla bakacak olursak, Romanya ekonomisinde bugüne kadar izlenen mali politikalar kapsamında önemli vergi indirimleri ve ücret artışları yapıldı. Vergi indirimleri, ücret artışları kuşkusuz ekonomiyi canlandırdı, ancak beraberinde halen kontrol edilebilecek seviyelerde olsa da enflasyon, bütçe açığı ve dış ticaret açığı yarattı.

   Son dönemde Romanya Merkez Bankası'nın yerinde ve zamanında aldığı kararlar enflasyonu hedeflenen bant aralığında tuttu. Buna karşın vergi tahsilatındaki verimlilik azalışı ve halen artmaya devam eden kamu ücretleri doğal olarak bütçe açığının da artmasına neden oldu. Bu yıl, bütçe açığının hedeflenen seviyelerde kalması için vergi tahsilatında bundan birkaç yıl önceki performansın yeniden yakalanması önem taşımakta. 

   Önümüzdeki dönemde, bütçe hedefini tutturmak maksadıyla kamu harcamalarının daha da kısılması, yatırımların azalması ve ekonomideki denge unsurlarının bozulması sonucunu doğurabilir. Bu nedenle, sağlıklı bir ekonomik büyüme için verimliliğin arttırılması, altyapı yatırımlarının daha fazla vakit kaybetmeden geliştirilmesi ve yapısal reformların bir an önce tamamlanması büyük önem taşımakta.

   Sonuç olarak, KDV indirimi gibi mali politikalar ve ücret artışları kısa vadede tüketimi canlandırıp ekonomiyi büyütmüş olsa da, orta ve uzun vadede sürdürülebilir ve sağlıklı değil. Ekonomide önemli rol oynayan sektörlerden ek vergiler alınması gibi önlemler de bütçe açığına kısa vadede bir miktar katkı sağlasa da orta ve uzun dönemde maalesef yatırımların ve ülkeye olan güvenin azalmasına neden olur. 

   Kontrolden çıkmış bir bütçe açığı, enflasyon ve bunun sonucunda kredi faizlerinin artması ekonomik büyümeyi kısa zamanda tersine çevirebilir. Bunun yanında yatırımların sönük kalması, üretip ihraç etmek yerine sürekli daha fazla ithal eden bir ekonomide cari açığın daha da artması ve bunun da döviz kuru üzerinde baskı yaratması olası kötü senaryolar arasında. Son dönemde yaşadığımız kurdaki dalgalanmalar, Merkez Bankası'nın yerinde önlemleri ile kontrol altına alınmış olsa da ekonomik parametrelerdeki bir miktar kötüleşmenin sinyallerini vermiş oldu.

   Bu iç dinamiklerin yanında küresel ölçekteki gelişmeler de Romanya gibi gelişmekte olan ülkelerin önümüzdeki donemdeki başarısında önemli rol oynayacaktır. Küresel ticaretin son dönemde, Romanya'nın özellikle otomotiv üretiminde önemli bir ticaret ortağın olan Almanya gibi gelişmiş ülkelerde bile yavaşlıyor olması, Brexit'in Avrupa ticareti üzerinde yaratabileceği etkiler, İtalyan bankalarında biriken yüksek miktardaki kötü alacak problemi, Eurozone ve Avrupa'daki diğer ülkeler üzerinde artan bir baskı unsuru yaratabilir. Yani özetle dışarıda, hükümetin 2019 yılı için hedeflediği 5.5%'lik büyümeyi destekleyecek bir havanın olduğunu söylemek zor. Bizim bu sene için ekonomik büyüme tahminimiz ise 3% seviyesinde. Özel tüketim harcamalarının aynı şekilde bu yıl da artış hızında bir miktar azalış görülmekle beraber büyümenin kaynağı konumundaki rolünü devam ettireceğini öngörüyoruz.  

Ufuk Tandoğan

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bükreş’te ilk kez Asya Yemek Festivali
Bükreş’te ilk kez Asya Yemek Festivali
Yurt dışı emeklilik baştan sona değişiyor
Yurt dışı emeklilik baştan sona değişiyor